sol dikey -->

Sol Dikey - 2 -->

gazeteturkh@gmail.com -->

Eşref Bitlis’in oğlu Tarık Bitlis: Sayın Erdoğan faili meçhullerin kapatılmayacağını söylediği halde dosya kapatılıyor

18 Şubat 2021 Perşembe 15:49
Bu haber 38 kez okundu

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in vefatının 28. yılında oğlu Tarık Bitlis, 17 Şubat 1993’te yaşanan olayı RS FM’de Ali Çağatay’la Seyir Hali programında yorumladı. Bitlis “Bu olaydan sonra tutulan resmi sadece 1-2 rapor var. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, faili meçhullerin kapatılmayacağını söylediği halde bu dosya kapatılıyor” dedi.

Eşref Bitlis’in oğlu Tarık Bitlis: Sayın Erdoğan faili meçhullerin kapatılmayacağını söylediği halde dosya kapatılıyor
 17 Şubat 1993'te uçağının düşmesi ile hayatını kaybeden Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis'in oğlu Tarık Bitlis, 28 yıl boyunca aydınlanamayan olayı RS FM’de Ali Çağatay’la Seyir Hali programında anlattı.

‘Kardeşim, bu dış güçlerin içeride bir işbirlikçisi yok mudur?’


1993 yılının benzer olaylara sahne olma açısından önemini vurgulayan Bitlis, devamında “28 sene evvel tarih olarak 1993 boyutu, olan olaylar açısından çok önemlidir. O kadar şeyin peş peşe olması mümkün değil. Klasik anlamda da kime sorsak dış güçler tarafından yapıldığı konusunda günlerce konuşabilir. Bu arkadaşlara hep soruyorum: Kardeşim bu dış güçlerin içeride bir işbirlikçisi yok mudur? Dışarıdan nasıl yapıyorlar bu kadar işi? Bence sorunu yakalamak için dış güçlerin içerideki güçlerini bir türlü bulmak, en azından sorgulamak lazım. Şimdi bunu sorgulamadığımız takdirde geçmişimizi aydınlatma şansımız yok” ifadelerini kullandı.

‘TSK’nın generali FETÖ itirafçısı oluyor, Askeri Şura bu adam bu masaya nasıl geldi merak etmiyor mu?’

Bitlis, sözlerinin devamında “Geldiğimiz noktaya böyle baktığımız zaman bundan birkaç ay evvel, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çok önemli bir yerinde olan general itirafçı oluyor. FETÖ’cü olduğu çıkıyor, şimdi unutuldu gitti. Askeri Şura’da hiç mi merak etmiyorlar bu adam bu masaya nasıl geldi? Geçmişini aydınlatamayan toplumlar geleceğe garantiyle bakamazlar. Çocuklarına, gelecek kuşaklara erdemli şeyler bırakamazlar. Bıraktıkları ancak hüzün, kan ve sorular olur. İnşallah önümüzdeki günlerde 1993 te olan olaylardan başlamak kaydı ile bugünü aydınlatırsak belki bir umut ışığı çıkar” dedi.

‘Faili meçhullerin çok çocukları mı olsun da bu işleri takip etsinler?’

Albay Çillioğlu olayının oğlu tarafından açığa çıkarıldığına dikkat çeken Bitlis, faili meçhullerin takipçisinin yalnızca çocukları mı olacağını sordu:

“Olayları kronolojik olarak zaten herkes biliyor. Küçük ayrıntılar vereyim. Beni hep etkilemiştir. Çillioğlu Albayımız vardı. O zamanlar evinde vuruldu, intihar dediler. Bu albayın oğlu o zamanlar 5-6 yaşındaydı. Bu çocuk büyümeseydi ve babasının hesabının peşinde koşmasaydı, bu cinayetin lojmanlar içinde Yeşil (Mahmut Yıldırım) tarafından yapıldığını ve buna silah arkadaşlarının tanık olduğunu ispat edemeyecekti. Bu hazin bir şeydir. Faili meçhullerin çok çocukları mı olsun da bu işleri takip etsinler? Allah sonumuzu hayır etsin, öyle olacaksa eğer.”

‘Olay hakkında resmi sadece 1-2 rapor var, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumları bir tek rapor tutmamış’

Bitlis, olay hakkında resmi rapor ve belgenin az oluşu konusunda “Böyle bir olaydan sonra resmi olarak tutulan sadece 1-2 rapor var. Bu raporlara uçak kırım raporu deniyor. Orada kesin teşhis yok. Bunun haricinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumları bir tek rapor tutmamış. TSK’da konuyla ilgili herhangi bir rapor yok. MİT’te bir sayfa yok. Emniyet’te yok. Hiçbir yerde yok. Bu dönemde bu kurumların bu sistemlerin başında olan insanlar, belli insanlar. Hakim ve savcı soruşturma esnasında Çevik Bir’in ifadesini alıyor, adam o sırada Somali’de general. Devamında Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan faili meçhullerin kapatılmayacağını söylediği halde bu dosya kapatılıyor. Bu süreç zarfında o sırada MİT’te olan Mehmet Eymur’un konuyla ilgili hiçbir bilgisi yok” dedi.

‘Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanının şüpheli ölümüyle ilgili bir yorum dahi yapmıyor’

Bitlis, kurumların olay hakkında cinayet olmadığına dair bir açıklama olmadan dosyanın kapatıldığını, şöyle vurguladı:

“Her konuda hassas olan bir Silahlı Kuvvetler, Jandarma Genel Komutanının şüpheli ölümüyle ilgili bir yorum dahi yapmıyor. Şunu bekliyorum, çıkar der ki bu kurumlar ‘hayır, böyle bir şey yoktur biz araştırdık.’ 5 tane kitap yazılıyor, ordunun içinden muvazzaf subaylar dahil Cumhurbaşkanı, başbakan, başbakan yardımcısı ve milletvekilleri her yerde olayın suikast olduğunu tartışıyor ve söylüyor. Buna karşılık sadece bu olay bir gün içinde kapanıp gidiyor. Halk hayatta unutmaz.”

‘Türk halkının sorması lazım: Bu mücadele şimdi mi başlıyor?’

Bitlis “28 yıldır şehitliğe giderim. 28 sene zarfında orada silahlı birliklerin üst kademesinden, Bakanlar Kurulu ya da hükümetten bir kişiye rastlamadım. Parantez içinde söylüyorum, silah arkadaşlarını bir kenara koyuyorum. Gelselerdi diye bir beklentim yok. Dün bu yetkililerin bir kısmı oradaydı. Türk halkının sorması lazım: Bu mücadele şimdi mi başlıyor? Bu şekilde mi devam edecek? İnsanı üzen kahreden birtakım olaylar böyle yaşanıyor” diye devam etti.

‘Türk halkı emperyalizm tarafından Türkiye’nin başına kondurulan olayları unutmuyor’

Toplumun bu olaylara dair hafızasının güçlü olduğunu söyleyen Bitlis, bu durumun geleceğe dair umut verici olduğunu “Hangi konuya bakarsanız bakın balık hafızası işliyor ama bu halk 28 senedir emperyalizm tarafından Türkiye’nin başına kondurulan bu olayları hala unutmuyor. 28 sene evvel olan olayı dışarıda 20 yaşında bir çocuğa sorun Eşref Bitlis’i hatırlıyor. ‘Onu katlettiler’ diyor. Demek ki hafızanın o yönü çok güçlü. Umut veren tarafı budur. Ben inanıyorum daha çok Eşref Bitlis’ler bu ülkede var. Bu halk da hiçbir zaman bu tür olayları unutamaz. Yoksa tarihini inkar eder, yok olup gider” diye ifade etti.

Yorum Gönder