sol dikey -->

Sol Dikey - 2 -->

banner52
gazeteturkh@gmail.com -->

IŞİD’İN TÜRKİYE YAPILANMASI İLE İLGİLİ BELGELER!

02 Aralık 2014 Salı 14:35
Bu haber 766 kez okundu

Orta Sayfa, bugün başlayan yazı dizisiyle IŞİD’in Türkiye yapılanmasını her yönüyle deşifre ediyor. Orta Sayfa dün başlattığı “IŞİD’in Türkiye yapılanması yazı dizisi”ne ikinci bölümüyle devam ediyor. Orta Sayfa bu bölümde yine önemli belgelerle IŞİD’in şifreli haberleşme sistemini deşifre ederken örgüte katılanların ailelerinin anlatımlarına yer veriyor.

IŞİD’İN TÜRKİYE YAPILANMASI İLE İLGİLİ BELGELER!
 IŞİD’in Türkiye Hücrelerinin Lideri kim?

Yaptığı vahşi katliamlarla kamuoyunun gündemini işgal eden  Irak Şam İslam Devleti (IŞİD)’in Türkiye’deki yapılanmasının ne düzeyde olduğu merak konusuydu. İstanbul üniversitesinde IŞİD sempatizanları tarafından öğrencilerin tartaklanması sonrası başlayan tartışmalar, Ramazan ve Kurban bayramlarında IŞİD sempatizanlarının İstanbul’da gerçekleştirdiği toplantıların ortaya çıkması kamuoyunda endişeleri artırmıştı.

Terörle Mücadele ekipleri tarafından 2011 yılında başlatılan soruşturma kapsamında, İstanbul’da ikamet eden ve illegal çalışmalar yaptığı iddia edilen bir grup incelemeye alındı. 3’ü kadın, 5 şikayetçinin ihbarı ile başlayan soruşturma kapsamında, kamuoyunda Ebu Hanzala kod adıyla tanınan Halis Bayancuk’a yönelik bir soruşturma yürütüldü. Ve bir süre sonra Bayancuk tutuklandı. Bayancuk, geçtiğimiz aylarda sessiz sedasız serbest bırakıldı. IŞİD’e yakın siteler tahliyeyi şöyle duyurmuştu;

Peki Halis Bayancuk kimdir?
 bayancuk1


IŞİD’in Türkiye’de ki yayın organı olan “takvahaber.net” sitesinde yazıları yayınlanan, selefi-cihatçı Halis Bayancuk, yapılan operasyonlarda ele geçirilen bazı görüntülerde; “Suriye’yi feth ettikten sonra sıra İstanbul’da” gibi ifadeler kullanmış ve kamuoyunda bu ifadeler büyük tepki çekmişti. Tevhid Dersleri adı altında yaptığı sohbetlerde hararetle “IŞİD’i savunan ve IŞİD’i mücahit olarak tanımlayan Bayancuk hakkında yürütülen soruşturmada, Bayancuk’un IŞİD’in Türkiye hücrelerinin lideri olduğu ortaya çıkmıştı.

Bayancuk’un evine yapılan operasyonda ele geçirilen bazı meteryaller;


Operasyonda ele geçirilen bir dökümanda, Bayancuk etrafında örgütlenen yapının hiyerarşik eğitim süreci el yazısı ile kaleme alınmış ve Bayancuk tarafından tüm bu dökümanlar kabul edilmişti. Dökümanda, “silah eğitimi al” şeklinde ibareler dikkat çekici.

Yine soruşturma kapsamında yapılan aramalarda ele geçirilen ve şüphelilerin doğruladığı dökümanlardan birinde, “askeri kanat oluşturmak” şeklinde bir ibare yer alıyor. Bu ibare kapsamında, Bayancuk’un hiyerarşisine bağlı olan hücrenin askeri kanat sorumlusu olduğu şüphesiyle soruşturma kapsamında Enes YELGÜN isimli şahsın evinde aramalar yapılıyor.

Yapılan aramalarda ele geçirilen ve şüpheli tarafından doğrulanan dökümanlarda dikkat çekici ifadeler yer alıyor.


Kısa bir süre önce serbest bırakılan IŞİD yapılanmasının Türkiye hücre lideri olduğu iddia edilen Bayancuk’un askeri kanat olarak ifade ettiği Enes Yelgün’ün evinde TİM tarafından yapılan aramalarda ortaya çıkan (yukarıdaki) belgelerde yer alan ifadeler şöyle;


33 sayılı doküman üzerinde bulunan yazılar:



Belli bir döneme yayılmış grup çalışmalarının başında ve sonunda “Hayallerinin ne olduğu, nasıl gerçekleştirileceği vb” sorular sorulup bireylerden gelişim istenebilir


Bireyler her türlü hareketlerini en ince ayrıntısına kadar grup başkasının bilgisine sunabilmelidir. Grup başkanı bu güveni sağlamalı, birey de çekingen davranmamalıdır.


Örgüt ile ilgili bazı bilgiler hızlandırılmış kurslar şeklinde bazı özel seçilmiş bireylere verilebilir. Ama bu acil ihtiyaç halinde olacak olan bir şeydir. Aynı şey istihbari bilgi verilecek askeri kanat için de geçerlidir.



Şahıslar hakkında biyografik istihbarat sağlanır (siyasetçiler, iş adamları, yazarlar, gazeteciler, medya patronları, askerler, valiler, emniyet müdürleri vb.) Aynı şey vakıf, dernek, sendika, parti, cemaat vb. sivil toplum kuruluşları için de geçerlidir. Tüm bunlar bir istihbarat havuzunun oluşmasını sağlar. Şahıslar ve kurumlar hakkında her yeni bilgi bu havuza eklenir. Bu elbette bir anda oluşacak bir şey değildir. Ancak küçükte olsa bir noktadan başlamak gerekmektedir.


Sır kavramı üzerine etkili ön yazı kaleme alınıp özel gruptaki bireylere anlatılmalı ve ezberletilmelidir.

35 sayılı doküman üzerinde bulunan yazılar:


Sonra kendisinden bir özgeçmiş yazması istenir.
 

Fotoğrafta yerleştirilerek verilen bu özgeçmişte kişi kendini, öğrenim durumunu, nerede kaldığını, çıkış kökenlerini, işini, hangi mesleğe yatkın olduğu, cemaate kim aracılığıyla girdiği, kimlerin aracı olduğu vb sorulara cevap verir. Bunun yanında şahıs hakkında cemaatteki bireylerin kapalı zarf usulü gönderdikleri sorular ve sorularda şahsın veri tabanındaki dosyasına eklenir.


NOT: Tarih 24 Kasım Cuma Abi benim bu yaz hangi konumda olacağımı merak ettiğimi söyledi.

  • Özel grupların bir eğitim faaliyeti olur. Bu çeşitli şekillerde yapılabilir. Ya sınıf sınıf olur yada bir hoca 2-3 derse devam eder. İkisininde kendine göre avantajları ve dezavantajları vardır. Verilecek eğitim elbette akide eğitimi başta olmak üzere cemaat terbiyesini anlamaya hedefleyen dersler olacaktır. Bireye cemaat içerisinde kendini yeterli edecek bir güvenlik dersi de verilir. Bu eğitimlerde amaç bireyi cemaat potasında eritmek ve ona mensubiyet şuuru aşılamaktır.
  • Özel grubu daha canlı hale getirmek için bazı
  • 34 sayılı doküman üzerinde bulunan yazılar:

Usuller denenebilir. Bunlardan bir kaçı şunlardır:

  • Özel gruptaki her şahısla hafta içerisinde dikkatlerini çeken bir şeyin olup olmadığı sorulur. Önemli veya önemsiz dillendirilecek her şey bireyin gözlem gücünü arttıracaktır.

  • Bazı küçük ödevler verilebilir. Mesela yaşadığı sokaktaki veya buluşma mekânı için sürekli kullandığı güzergahtaki kameraları tespit etme istenebilir. Yada kaldığı sokaktaki insanların arabasının olup olmadığını araştırır veya arabası olduğunda bunu hemen fark eder. Bu iş buluşma mekânları içinde yapılması gerekir.
  • Özel gruptaki şahısları inceleyen başkan onların durumlarına göre uygun kanada kanalize eder.
  • Özel gruptakiler başka cemaatten gelmişse ondan eski cemaat hakkında bilgi istenir. Gelenler dinlenir, bu rapor halinde başkana verilir. Bunun yanında bireyin tanıdığı ve cemaatin deşifre etmeye gelen şahıslar varsa onlar hakkında da bilgi istenir.

  • Bireyler ileride yapılacak bir baskında hazırlık almaları için sağlam haberleşme kanalları düşünmeleri sağlanır.

  • Özel gruptaki şahısla kapalı zarf usulü ile soru sormaya kesinlikle alıştırılmalıdır. Zarfların sadece istediği kişi tarafından okunacağı güveni kişide sağlanmalı.

  • 36 sayılı doküman üzerinde bulunan yazılar:

  • Davet çalışmasında öncü kadro oluşturduktan sonra tanıdıklardan başlayarak görevi geniş bir yelpazeyle daveti insanlara ulaştırmaktır. İnsanlarla tanışmak için …(anlaşılmadı)… daha çok alternatifi içinde barındırmaktadır. Bu mescitte olabilir bir çay ocağı, ya da kafeteryada olabilir. Duruma ve mekâna göre karar verilebilir.
  • Daveti ulaştırdığımız insanı yapıya dâhil etmek yeni bir özel gruba katmak çok önemli bir meseledir. Bu kimse hakkında birçok kimseden malumat alınarak kişi tanınır. Mesela komşusu bir rapor, hocası bir rapor, arkadaşı bir rapor verir. Bu raporlar incelendikten sonra uygun görülürse özel gruba dâhil edilir.
  • Raporlar sonucunda cemaatte bir veri tabanı olur. Liderin veya üst kademenin her bireyi bizzat tanıması mümkün değildir. Ancak bu veri tabanı sayesinde tanıyabilir. Tabi bu veri tabanı cemaatin en güvenilir birkaç kişisinde toplanmalıdır. Yüksek güvenlik şartlarına uygun bir alet içerisinde saklanmalı ve yeterli sayıda kopyası olmalıdır. Başkalarının raporlarıyla tanıdığımız bu kişi yapıya dâhil edilebilir.

  • 37 sayılı doküman üzerinde bulunan yazılar:

  • Cemaatin işlerinin nasıl yürütüldüğü ve istihbarı bilgiler cemaatin her grubuna verilecek olan bilgiler değildir. Bu belgeler ya askeri kanat için yetiştirilenlere ya da liderlik için eğitim alanlara verilir. Diğer bireylere ise sınırlı bir bilgiyle beraber görme ve işitme yani cemaat içerisinde “takılma” sonucu bir bilgi aktarması oluşur.

  • Davet çalışmamıza başlamada önce adımlarımızı sağlam atmamız gerekir. Davet yapılabilecek ve lidere bir zarar geldiği zaman cemaati yeniden şekillendirecek bir öncü kadro yetiştirilmesidir. İlk önce liderin bizzat kendisinin yetiştireceği bu kitle liderin rengini alır ve lidere renk verir. Ortak bir süzgeç oluşturduktan sonra bütün yapı bu süzgeçten geçirilir. Böylece lider yapıya dâhil olan en yeni bireyi görmese ve tanımasa dahi hangi meziyetlere ve özelliklere sahip olduğunu tahmin edebilir. Liderin yapacağı ve oluşturacağı öncü kadro çalışması, lidere en yakın bireylerini tanıma fırsatı verir. Zaten bir cemaati cemaat yapan da insanların özelliklerini ve nerede nasıl davranabileceğini tahmin öngörüsünde bulunabilecek bir liderdir.

  • 38 sayılı doküman üzerinde bulunan yazılar:

  • Cemaatteki her bireyin bir alternatifi olmalıdır. Alternatifsiz bir şekilde harekete geçmek kendi kendini yok etmektir.

  • Cemaatte asıl olan kendi bireylerini korumak ve sağlamlaştırmaktır. Bunu yaparken dışa açılmak dinamizm değil, hastalık getirir.

  • Şahıslar cemaat işini “Abi söyledi” diye değil bölmeli bir şekilde yapmalıdır. Bundan sevap ummalı, yapmadığı zaman Allah’ın dininin zafere ulaşmasını geciktireceğini bilmesi de olmalıdır.

  • İstihbarat, plan ve hazırlık içerisinde olan cemaatleri yanlış adım atmaya zorlamak için erken doğum yapılabilir. Bunun için cemaatin planlarını dış etkenlere göre değil kendi iç dinamiklerinin gerçeklerini göz önünde bulundurarak yapması gerekir.

  • Cemaat daha küçük iken ileride büyüyüp darbe yiyeceği günlere hazırlık olması için güçlü bir haberleşme ağı kurar. İnsanlar birbirlerini görmeden teknolojik imkânları kullanmak veya ilkel yöntemlerle rapor aktarımı yapabilmeli ve sağlıklı olarak haberleşmelidir.

  • 39 sayılı doküman üzerinde bulunan yazılar:

  • Cemaat, güvenlik önlemlerini en yoğun biçimde liderler kadrosunu korumaya hasretmelidir. Çünkü baş giderse gövde düşer.

  • Bireylerin cemaat içerisindeki değerleri yükseldikçe yaptıkları hareketlerde önem kazanır. Yapacağı olumsuz bir hareket kendi konumunun büyüklüğünce cemaate zarar verir.

  • Cemaat işlerinde duygusallık ön plana çıkmamalıdır. Cemaat istediği zaman kişi en yakın arkadaşından gözünü kırpmadan ayrılabilmelidir. Şer’i esaslara mutabık olduğu sürece cemaatin emirleri sorgulanmaz.

  • Bireylerin zorluk anlarındaki davranışları cemaat tarafından özel olarak dikkate alınmalıdır. Çünkü deli bayram ile düğünde belli olur.

  • Cemaat bireylerine mensubiyet şuurunu iyi aşılamalıdır. Birey cemaatin herhangi bir bireye gelen saldırıyı kendine gelmiş gibi hissetmeli, cemaatine gelecek zararıher şeyden daha mühim görmelidir.

  • Hangi kanaatle olursa olsun kişi uğrunda çaba gösterdiği inancında bir bulanıklık taşımamalıdır. Ayrıca soğukkanlı olmalıdır. Kişiler neyi niçin nasıl inandıklarını tam bilmezlerse işlerde olmaz olur.

  • 40 sayılı doküman üzerinde bulunan yazılar:

  • Cemaatin bireyleri …(anlaşılmadı)… uzun vadeli bir plan olmalıdır. Bu plan cemaat içerisinde dinamizmi canlı tutacak bir planlama olmalıdır. Birey her geçen gün daha çok gelişeceğini anlamalı ve mensubiyet şuurunun yükseldiğini hissetmelidir. Boş bırakılan birey ya nefer olanla cakit geçirir ya da cemaatin diğer bireylerini yavaşlatarak bir ağırlık olur.

  • Birey cemaat içerisinde mutlaka bir işle uğraşmalıdır. Eğreti taş misali bir kenarda duruyorsa ve yontulmaya müsait olmayıp yapıya güç katmayacaksa yapıdan uzaklaştırılmalıdır.

  • Cemaatte büyük küçük iş yoktur. Görev görevdir. Cemaat lideri iş vereceği adamları küçük işleri yapma başarılarına göre belirler.

  • Cemaat kişinin başarısını sıfatlayan değildir. Bir başarı varsa cemaatin, bir yenilgi varsa da cemaatindir. Elde edilen başarı lider de dâhil olmak üzere kimseye has kılınmaz.

  • Cemaat aleni ortalık malı değildir. Belli zamanlar her yerde bu meseleleri konuşmak yakışık kaçmıyor.

  • 41 sayılı doküman üzerinde bulunan yazılar:

  • Cemaatteki bireyler ne mürit ne de bedevi. Taassup cemaati belki ayakta tutar. Ama hak yolda tutar mı bilinmez. Bedevi olmak da her şey sorgulanıp ve her olup biteni bilmek istemektir. Bu bir konu baştan halledilmesi gereken bir sorundur. Sorgulama olur. Ama belli yer, zaman ve kanal gözetilerek Kişinin problem ve sıkıntıları varsa bir üstüne durumu iletir. Bir istisna da öğrenmek istediği durumlarda kapalı zarf usulünü kullanmaktır. Bu tür durumlarda en tehlikeli şey arkadaşlık ilişkisini cemaat içerisinde sürdüren kişilerdir. Sorun iletme konusunda eğitilmemiş kişi sorununu en yakın arkadaşına açacaktır. Arkadaşları da bu konuda eğitimli değillerse ortaya birkaç sıkıntı çıkabilir.

Sorun konuşuldukça çözüm bulunamayacak meselede konuşulduğu için hiç olmayacak şeylerde sorun büyür.

Cemaate ist. sızması ise o zaman bunu fırsat bilip bireyleri cemaate karşı soğutur.ve bu durumun etki alanını genişletir…(net anlaşılmadı.)


42 sayılı doküman üzerinde bulunan yazılar:

  • Fahrettin abi yorum: böyle konuları cemaate katmadan evvel netleştirmek gerekir. Genellikle bu tür -yeni aktif- kişiler cemaate kendilerine boy alan isterler Hatta bazıları cemaate, …(anlaşılmadı)… vermeden gelmez. Üç durum kabul edilmezdir. Cemaat ortadadır isteyen gelir denenir ve liderin uygun gördüğü yerde ve dozda çalışmalarını sürdürür. bu türden konuları cemaate dahil etmek yerine az kaynakları iyi değerlendirip, kendi içinden olanı yetiştirmek gerekir.
  • Bir topluluğun hep birden bir yapıya dâhil olması çeşitli …(anlaşılmadı)…beraberinde getirir. Bireylerin hepsini cemaatin süzgeçlerinden geçmesi gerekir ki ileride …(anlaşılmadı)… değiştirilmek zorunda kalınmasın.
  • Cemaat, genç kitleyi hedefe oturtmalıdır. Çünkü bunlar düşüncesi en rahat biçimde şekillendirilecek olanlardır. İler yaştaki yerlerde cemaate dâhil edilecek olanlarda en azından cemaatin düşüncesine göre yoksa bu çerçevede olmaları gerekir.

Yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul-Başakşehir ilçesinde teknik takip akabinde, yolda durdurulup üst araması yapılan Halis Bayancuk hücresine mensup kişilerin cebinden, Emniyet’e ait sivil araçların plakalarının yazdığı notların çıkması üzerine derinleşen soruşturma, hücrenin telefonlarının dinlenmesiyle sürüyor.

  1. GÖRÜŞME- 962065877 ID NO’LU

ENES : Abi dün gece altin da araba yakma olaylari olmus bizim abileri de iki kez cevirmisler ikincisinde almislar ABDULKADİR ABİNİN ÜZERİNDEN PLAKALAR CİKMİS biz aramadan abdulkadir bi amcasini aramis amcasida sabah yedi bucukta gitmis karakola saat onbirde gelin salacagiz demisler ama ZERRE KADAR AKLİ OLAN BİR POLİS O PLAKALARİ FARKETMİS İSE İS UZUN SÜRER simdi biz bekliyoruz abi eski med e haber verdim hazirlikli olsunlar diye cünkü abi daha önce oradan alinm isti eski dosyalara bakarlarsa oraya gidebilirler

HALİS : Tamam orayi bosalt önceden alinan iki kisi ciksin kalsin digerleri on bes tatil de derler gelen olursa

ENES : Bosalttirdim abi ama ben murat abi ile idris abi kalsin demistim onlar gidip digerleri mi gelsin

HALİS : Daha önce alinan olursa.bize takipsizlik verdiler bizde okumaya devam ettik derler.simdi yeni iki kisi demek yeni islem demek

  1. GÖRÜŞME- 962147930 ID NO’LU

HALİS : Dogrudur o kagitla ilgili bir gelisme var mi

ENES : O kagidi kabul etmemis bana ait degil demir diger bütün abilere sorguda o kagidi sormuslar ZATEN SİKİNTİ OLAN ABİ ABİNİN YANİNDA SADECE YÜZDE YÜZ GARANT OLANLARİN PLAKASİ VARMİS adamlar zaten sasirmislar bir de yanina bazi aciklamalar yazmaya baslamisti onlar cok sikinti olacak abi eger arastirmaya giderlerse

Emniyet bu görüşmeler sonrası, hücrelerin paniklediğini, bir istihbarat çalışması yaptığını tespit edip, soruşturmayı daha derinleştiriyor.

İşte IŞID’in şifreli haberleşmesi

Orta Sayfa dün başlattığı “IŞİD’in Türkiye yapılanması yazı dizisi”ne ikinci bölümüyle devam ediyor. Bu bölümde yine önemli belgelerle IŞİD’in şifreli  haberleşme sistemini deşifre ederken örgüte katılanların ailelerinin anlatımlarına yer veriyoruz.


Belgeleriyle IŞİD’in Türkiye Yapılanması – 2

Dün, Orta Sayfa’dan aktararak yayınlanan dosyanın ikinci bölümü,

Genişletilen teknik takiplerle birlikte, Terörle Mücadele; “Halis Bayancuk yapılanmasını” dinlemeye
ve takibi derinleştirmeye devam eder. Halis Bayancuk ve Enes Akgün’ün evinden çıkan dökümanlara
göre, “askeri kanat oluşturulmalıdır.” Örgütün askeri kanadını yöneten Enes Akgün’ün evinde yapılan
aramalarda, ve tutuklandıktan sonra şüphelinin de kabul ettiği dökümanlarda, cihadın gerekliliğinden
bahseden ve askeri kanadın eğitimlerini düzenleyen ibareler yer alıyordu.

Yine operasyon kapsamında yakalanan, Halis Bayancuk hücresine bağlı Kenan adlı şahsın evinde
yapılan aramalarda, örgüte ait bayraklar ele geçirilmişti.

Örgütün Türkiye yapılanmasının Şura üyesi olduğu öğrenilen Kenan isimli şahsın evinde yapılan
aramalarda ele geçirilen ve şahsın da kabul ettiği dökümanlarda, Hilafetten bahseden çok sayıda
doküman ile birlikte, askeri eğitim başlıklı envanterler tespit edilmişti.

IŞİD’İN TÜRKİYE YAPILANMASI NASIL HABERLEŞİYOR?

El­Kaide’ye yönelik yürütülen operasyonda tutuklanan hücre lideri Halis Bayancuk’un evinden ilgin
dökümanlar çıkmıştı. Örgütün şura üyelerinin haberleşmek için kendilerine özel rakamsal bir alfabe
geliştirdiği, bu alfabe ile haberleştiğini teyid eden dökümanlar, şaşkınlık yaratmıştı.
Dökümanda ele geçirilen şifreleme tekniği, operasyon öncesi yapılan teknik takiplerde “çözülemeyen
birçok yazışmanın çözülmesine neden olmuştu.”

KONYA VE ADANA’DA ÖRGÜTLENMİŞLER!

Şifreleme tekniğinin çözülmesiyle birlikte, teknik takibe takılan yazışmalar çözümlendiğinde,
Bayancuk hücresinin, Konya ve Adana hücreleriyle ilişkili olduğu ortaya çıkmıştır. Ve IŞİD
hücrelerinin, Suriye ve Türkiye istihbaratı tarafından takip altında olduğu görülmüştür.

ÖRGÜTE KATILANLARIN AİLELERİ NE DİYOR?

IŞİD’in Türkiye yapılanmasına katılan gençlerin aileleri, verdikleri şikayet ifadelerinde şu cümleleri
kurdular. (Güvenlik gereği isimler kapatılmıştır)
Kardeşimi Afganistan’a gönderdiler!

“Kardeşim M.A. (İstanbul 22.10.1987), 2 Şubat 2011 tarihinden itibaren kaybolmuştur. Son üç
senedir, Topkapı kale içinde bulunan Gazi Ahmet Paşa camiinde Kur’an öğrenip, bir grubun
sohbetlerine katılıyordu. Son dönemde bizden uzaklaşıp ailesine kötü davranmaya başlamıştı. 2
şubat tarihinden sonra ise kendisinden hiç haber alamadık. Civar esnafa sorduğumuzda, grubun
Hizbullah yanlısı olduğunu, hükümet ve devlet düşmanı olduğunu, hatta gençleri Afganistan’a savaşa
gönderdikleri yönünde cevaplar aldık.

Kardeşimin hayatından endişe etmekteyim. 7 Mart tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğüne kayıp başvurusu yaptık. Bu cemaat üyelerinden şikayetçiyiz. Kardeşimin hayatından endişe ediyoruz. Bu kişilerin sorgulanması ve kardeşimin bulunarak hayatının kurtarılmasını istiyoruz. (M.A’nın ablasının Emniyete verdiği ifade)

Oğlum El­Kaide’yi övüyor, bizi kafirlikle itham ediyordu!

Anne M.Ö, öz oğlu olan S.Ö’nün 05.05.2010 tarihinde evi terk ederek gittiğini, oğlunun 1,5 yıl kadar
önce yaşantısında değişiklikler olduğu, kendilerine karşı olan saygısını yitirdiğini, radikal söylemlerde
bulunmaya başladığını, kendilerini de kafir olarak görmeye başladığını, sözde cihad bölgelerine
giderek orada savaşmak istediğini, bildiği kadarıyla 2 aylık maaşını sözde cihad bölgelerinde olan
mücahid olarak nitelendirilen şahıslara gönderdiğini, devletin görevlendirmiş olduğu imamların
arkasında namaz kılmanın haram olduğunu, El Kaide Terör örgütünü övücü internet sitelerine
girdiğini, bunlarla ilgili CD’ler izlediğini, üzerinde Akaid ve Ebu Hanzala isimli kitaplar okuduğunu,
oğlunun bu tür radikal fikirlerle tanıştıran şahıslardan davacı ve şikayetçi olduğunu (S.Ö’nün
annesinin emniyete verdiği ifade)

Aileler mağdurdu. Çocuklar, selefi itikada bağlanmış, kendi öz ailelerini dahi kafirlikle suçluyordu. Ve
Halis Bayancuk hücresinde eğitim görüyor, bir kısmı yurtdışına gönderiliyordu. Belki de çoğu,
gönderildikleri yerlerde öldürülüyordu. Tonlarca telefon dinlemesi, teknik takip, şüphelilerin kabul
ettiği dökümanlar ve ailelerin beyanına rağmen, IŞİD’in Türkiye yapılanmasının lideri olduğu iddia
edilen Halis Bayancuk, geçtiğimiz ay serbest bırakıldı. Elbette nedenlerini düşünmek ve sorgulamak
gerek, ama bilinen Bir şey varsa; IŞİD’in Türkiye’de yapılandığı gerçeğidir.
banner6

Yorum Gönder